İLK DÖNEM ARAP HALKBİLİMCİLERİNDEN OLAN BİR TÜRK
İlk dönem Arap halkbilimcileri arasında Türk kökenli Halef el-Ahmer (öl. 796-7)’de görmekteyiz.
Aslen Ferganalıdır.
Kuteybe b. Müslim’in Orta Asya seferinde beraberinde getirdiği savaş esirlerin soyundandır.
Çok yetenekli bir şair olup eski Arap şiirlerini toplamıştır.
Halef eski Cahiliye dönemi şiirleri konusunda o kadar ustalaşmıştı ki kendi yazdığı şiirleri bile onlardan ayırt edilemiyordu.
Fakat buna rağmen Halef’in kendi şiirlerini eski Cahiliye şiiri gibi sunmuş olabileceği şüphesi de hep olmuştur.
KENDİ ÖLÜM FERMANINI TAŞIYAN BİR ŞAİR
Cahiliye dönemi şairlerindenTarafa b. El-Abd Hiciv ve yergi alanında başarılı şiirler ortaya koymuştur. Kabilesi ile arası bozulunca Hire sarayına uğradı. Burada büyük bir teveccüh gördü.
Fakat daha sonra Kral Mutelemmis’in gazabına uğrayarak henüz yirmili yaşlardayken diri diri toprağa gömülerek öldürülmüştür.
Olayın nedeni de Tarafa’nın düşüncesizce söylemiş olduğu bazı sözlerden Kralın kızmasıdır.
Kral onlara Bahreyn emirine iletilmesi üzerine güya bir tavsiye mektubu verir.
Mektuptan şüphelenen Tarafa’nın dayısı yolda açar ve okuma bilen birisine okutur. Orada “mektubu getirenin diri diri toprağa gömülmesi” istenmektedir. Dayısı mektubu nehre atar.
Fakat Tarafa kendi mektubunu açmamakta ısrar eder ve Bahreyn emirine verir. Bahreyn emiri onu insafsızca öldürür.
Bu olay kendi ölüm fermanını üzerinde taşıyan kişi için kullanılan Sahifetul Mutelemmis (el-Mütelemmis’in yazısı) şeklinde Arap atasözü haline gelir.
Hiciv şairlerinin sonu genelde ölümle bitmiştir.
Bizde Nefi’de kılıcın altında can vermekten kurtulamamıştır.
İbrahim Halil ER